Av. Kürşat Doğan Tag

ANONİM ŞİRKET YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU

Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 375 uyarınca Yönetim Kurulu’nun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:

a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi,

b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi,

c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması,

d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları,

e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi,

f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi,

g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.

 Yönetim kurulu üyeleri şirketin üst düzey yönetimine ve günlük işleyişine dair bu yetki ve görevlerden doğan yükümlülükleri ihlal etmeleri halinde şirkete, pay sahiplerine ve şirketin alacaklılarına verdikleri zararlardan sorumludurlar. Bu genel sorumluluk ilkesinin yanı sıra, TTK altında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu gündeme getiren özel sorumluluk halleri de belirtilmiştir. Bu kapsamda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu genel sorumluluk halleri ve özel sorumluluk halleri şeklinde iki ayrı başlıkta incelenebilecektir. Bunların yanı sıra anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kamu alacakları bakımından da sorumluluğu bulunmaktadır.

A-       Genel Sorumluluk Hali

Yönetim kurulu üyeleri kendilerine verilen görevleri yerine getirirken ve yetkileri kullanırken, tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmeli ve şirketin menfaatlerini gözetmelidirler. Bu özen ve sadakat yükümlülükleri yönetim kurulu üyelerine kanun, şirketin esas sözleşmesi, iç yönergesi ve yönetim kurulu kararlarıyla verilen tüm yetki ve görevleri kapsamaktadır. Yönetim kurulu üyeleri, bu yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri halinde şirketin, pay sahiplerinin ve şirketin alacaklılarının uğradığı zararlardan sorumlu olmaktadır. Dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kusur sorumluluğu olmakta ve üyeler her somut karar ve fiil için kendilerinden beklenen özen yükümlülüğünü yerine getirdiklerini kanıtlamaları durumunda sorumluluktan kurtulmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin özen yükümlülüğünün kapsamı kurulda o üyeye tanınan yetki ile sınırlandırılmıştır.

Kural olarak yönetim ve temsil yetkileri yönetim kurulu üyelerinin tamamına aittir, dolayısıyla meydana gelen zararlardan üyelerin birlikte sorumluluğu söz konusu olacaktır. Ancak anonim şirketler esas sözleşmeye hüküm koymak ve usulüne uygun iç yönerge çıkarmak suretiyle TTK. m. 367 uyarınca yönetim ve temsil yetkilerini bir veya birkaç üye veya üçüncü kişiye devredebilirler. Bu üye ve müdürlere devredilen yetki ve görevler bakımından yetkiyi devreden yönetim kurulu üyeleri, bu kişilerin fiil ve kararlarından ancak yetkili kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermemeleri halinde sorumlu olmaktadırlar. 

Yönetim kurulu üyelerinin ihlallerinden zarar gören şirket, pay sahipleri ve şirket alacaklıları, bu zararın giderilmesini talep edebileceklerdir. Şirketin uğradığı zararlar bakımından her bir pay sahibi veya genel kurul kararı alınması halinde şirket, yönetim kurulu üyesinden zararların şirkete tazmin edilmesini isteyebileceklerdir. Alacaklılar ancak şirketin iflası halinde şirketin uğradığı zararların şirkete tazminini talep hakkına sahiptir. Pay sahipleri ve alacaklılar, yönetim kurulu üyesinin kusurlu ihlalinden doğan zararlarının ise kendilerine tazminini talep edebilmektedirler. Birden çok yönetim kurulu üyesinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları halinde her bir üye kusuruna ve durumun gereğine göre zararın kendine yükletilebilen kısmından diğer üyelerle birlikte sorumludur.

B-        Özel Sorumluluk Hali

Yönetim kurulunun tüm fiil ve kararlarında uyması gereken özen ve sadakat yükümlülüğün yanı sıra TTK altında bu yükümlülüklerin somut görünümü olarak düzenlenen yasak ve yaptırımlar da bulunmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin sadakat borcu şirketin menfaatlerinin dürüstlük kurallarına uyarak gözetilmesini ve bütün işlemlerde ortaklık menfaatlerinin kişisel menfaatlerin önünde tutulmasını gerektirmektedir. Bu nedenle yönetim kurulu üyesinin kendi kişisel menfaatleriyle şirketin menfaatlerinin çatıştığı bazı hallerde üyelerin yetkileri kısıtlanmış ve bu kısıtlamaların ihlali yaptırıma bağlanmıştır.

  • Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşme veya genel kurul kararı ile izin verilmedikçe, şirketle kendi adlarına veya başka bir şahsın temsilcisi sıfatıyla herhangi bir işlem yapamazlar. Aksi halde şirket yapılan işlemin hükümsüzlüğünü ileri sürebilecektir. Yönetim kurulu üyeleri bu işlemlerden doğan zarardan şirket, pay sahipleri ve şirketin alacaklılarına karşı sorumludur.
  • Pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyeleri ve TTK altında sayılan yakınları şirkete borçlanamazlar. Ayrıca şirket bu kişiler için kefalet, garanti, teminat veremez; sorumluluk yüklenemez ve borçlarını devralamaz. Yönetim kurulu üyeleri bu işlemlerden doğan zarardan şirket, pay sahipleri ve şirketin alacaklılarına karşı sorumludur ve şirket alacaklıları, bu üyeleri şirkete borçlandıkları tutar için doğrudan doğruya takip edebilirler. Pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin şirkete borçlanmaları ise TTK’da öngörülen kısıtlamalar dahilinde mümkündür. 
  • Yönetim kurulu üyeleri, genel kurul kararı ile izin vermedikçe, şirketin işletme konusuna giren ticari işleri kendi adlarına veya başka bir şahsın temsilcisi sıfatıyla yapamazlar; veya aynı tür ticari işlerle uğraşan şirketlere sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla giremezler. Aksi halde şirket tazminat ödenmesi veya yönetim kurulu üyelerince yapılan işlemin kendi adına yapılmış sayılması veya üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olması taleplerinden biriyle yönetim kurulu üyelerini dava edebilir.
  • Yönetim kurulu üyeleri kendilerinin veya TTK altında sayılan yakınlarının kişisel menfaatleri ile şirket menfaatlerinin çatıştığı durumlarda, bu işlemlere ilişkin yönetim kurulu müzakerelerine katılamazlar. Aksi halde bu işlemlerden doğan zarardan şirket, pay sahipleri ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olurlar.
  • Şirketin kuruluşu, sermayenin artırılması ve azaltılması, birleşme, bölünme, tür değiştirme, menkul kıymet çıkarma gibi işlemler ile ilgili belgelerin, taahhüt, beyan, garantilerin yanlış, hileli, sahte olması durumunda bu belgeleri sahte olarak düzenleyen veya ticari defterlere kasıtlı olarak kaydeden yönetim kurulu üyeleri için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca bu işlemlere karışan yönetim kurulu üyeleri şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumlu olurlar.
  • Tamamen taahhüt edilmeyen veya ödenmeyen sermayeyi taahhüt edilmiş veya ödenmiş gösteren yönetim kurulu üyeleri kusurlu olmaları şartıyla, söz konusu pay bedellerini faizi ile birlikte öderler. Ayrıca sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yeterliliği olmadığını bilen yönetim kurulu üyeleri bundan doğan zarardan sorumludur. Ayrıca bu yönetim kurulu üyeleri içi TTK altında üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.
  • Yönetim kurulu üyelerinin kuruluş veya sermaye artırımında ortaklarca taahhüt edilen ayni sermayenin veya devralınacak işletme veya ayınların değerlendirilmesinde yolsuzluk yapması halinde 90 günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülmüştür. Ayrıca bu işlemlere karışan yönetim kurulu üyeleri şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumlu olurlar.

Kamu Alacaklarından Sorumluluk

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kamu alacaklarından kaynaklanan sorumlulukları da söz konusudur. Yönetim kurulunun anonim şirketin kanuni temsilcisi olması dolayısı ile Vergi Usul Kanunu altında yönetim kurulu üyeleri anonim şirketin vergi sorumlusu kabul edilmektedirler. Anonim şirketin vergi borcundan dolayı asıl borçlu tüzel kişiliğe sahip anonim şirketin kendisi olduğu halde, vergi borcunun yerine getirilmesi şirketin yönetim ve temsil organı olan yönetim kurulunun sorumluluğundadır. Vergi borcunun ödenmemesi halinde ise önce asıl borçlu olan şirkete karşı yasal takip süreci başlatılacak; ancak, bu takibin sonuçsuz kalması halinde tali sorumlu olarak yönetim kurulu üyelerine başvurmak mümkün olacaktır. Dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin anonim şirketin vergi borcunun ödenmesi konusunda tali sorumlulukları söz konusudur. Ancak söz konusu yükümlülüğün doğabilmesi için;

  1. Yönetim kurulu üyesinin imza yetkilisi olması,
  2. Şirketin vergi borcunu ödememesinde, yönetim kurulu üyesinin kusurunun bulunması

Şartlarının olması gerekmektedir. Salt yönetim kurulu üyesi ya da yönetim kurulu başkan yardımcısı olan yönetim kurulu üyelerinin, imza yetkilerinin olmaması ve vergi borcunun ödenmemesinde kusurunun olmaması halinde sorumlulukları söz konusu olmayacaktır. 

Benzer şekilde, Tahsilat Genel Tebliğ’i uyarınca, diğer kamu alacakları söz konusu olduğunda da kamu alacağının anonim şirket şeklinde örgütlenmiş tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde tüzel kişiliğin kanuni temsilcisi konumundaki yönetim kurulu üyelerinin şahsi malvarlıklarından takip ve tahsiline gidilebilmektedir. Bu anlamda anonim şirketin vergi dışındaki diğer kamu borçlarından da yönetim kurulu üyelerinin tali sorumlulukları vardır.

Hem vergisel ödevler, hem de diğer kamu alacakları için dikkat edilmesi gereken bir nokta, yönetim kurulunun temsil yetkisinin, yukarıda bahsedilen şekilde delegasyon ile bir veya birkaç üyeye veya üçüncü kişiye bırakılması halinde, takip ve tahsil için ilgili üye veya müdürlere gidilecek olmasıdır. Yetki devri halinde yetkiyi devreden yönetim kurulu üyelerinin bu borçlar bakımından tali sorumluluğu sona erer. Delegasyon olmaması halinde tüm üyeler birlikte sorumlu olacaklardır.

***Ayrıca görüleceği üzere Vergi borçlarından dolayı Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gitmek için şirkete karşı başlatılan bir takip şartı var iken kamu alacağında tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde başlatılan takibin sonuçsuz kalması beklenmeden doğrudan Yönetim kurulu üyeleri aleyhine doğrudan takip başlatılabilecektir. 

Yönetim kurulu üyeleri ayrıca Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca ödenmeyen sosyal güvenlik primlerinden şirket ile birlikte sorumludur. Bu nedenle, diğer kamu borçlarından farklı olarak yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu da asli niteliktedir. Dolayısıyla, ödenmeyen sosyal güvenlik primleri için anonim şirket aleyhine takip yapılmaksızın, doğrudan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidebilecektir.5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinde “SGK primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” denilmektedir.506 Sayılı Yasa döneminde tüzelkişiliğe haiz işverenlerin yönetim Kurulu üyelerinin prim borcundan sorumlu olması için, üst düzey yönetici, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunması gerekirken, 5510 Sayılı Yasa’da prim borçlarından sorumlu tutulmak için yönetim kurulu üyesi olması yeterli bulunmuştur.  (Y.21.HD.16.12.2014,  2014 /131-27497)

Saygılarımızla,

DKND HUKUK BÜROSU

İthalatta Ek Vergi Uygulaması

a

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) 20 Eylül 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmış ve yayım tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Tebliğ ile belirlenen ürünlerin ithalatında, 20 Eylül 2018 tarihinden başlamak üzere 200 gün boyunca %25 oranında ek mali yükümlülük uygulanmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte, Tebliğin EK-1’de belirtilen ürün grupları için aynı ekte belirlenen tonajlar bazında muafiyet uygulanmasına karar verilmiştir.

Tebliğ’ in ilgili maddesi;
“MADDE 2 – (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu Ek-1’de yer alan tabloda gösterilen ürünlerin ithalatında 8/6/2004 tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde 200 gün süreyle geçici korunma önlemi olarak %25 oranında ek mali yükümlülük uygulanmasına ve Ek-1’de yer alan tabloda belirtilen şekilde ürün grupları itibarıyla ek mali yükümlülükten muafiyet sağlamak üzere tarife kontenjanı açılmasına, Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşması’nın 12.3 maddesi gereğince gelişmekte olan ülkelere muafiyet tanınmasına ve önlemin istihsali hususunda Cumhurbaşkanlığına öneride bulunulmasına toplantıya katılan üyelerin oy birliği ile karar vermiştir.” şeklindedir.

Tebliği ve buna ilişkin EK-1’de belirlenen ürünler ile muafiyet sağlanan tonajları incelemek için aşağıdaki bağlantıdan yararlanabilirsiniz:
http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/09/20180920.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/09/20180920.htm

DKND HUKUK BÜROSU
Av. Arb. Nazlı DERVİŞOĞLU
Av. Arb. İbrahim Kürşat DOĞAN