Turizm faaliyetlerinde müşterilere ait kimlik fotokopilerinin alınması, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) İlke Kararı çerçevesinde ele alınacaktır.
Yaygın uygulamada turizm ve otelcilik sektöründe, konaklama gerçekleştiren kişilerden T.C. kimlik belgelerinin fotokopisi alınması söz konusudur. Kurum, yaygın uygulamayı mevzuat kapsamında değerlendirmiş olup, konuya ilişkin İlke Kararı’nı yayınlamıştır.
Konaklama yerleri;
- Tabi oldukları mevzuatlar uyarınca misafirlerinin adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, geliş-ayrılış bilgilerini kayıt altına almak ve kimlik bilgilerini resmi kimlik belgesi ile kıyaslayarak doğrulamak ile yükümlü olduğundan belirtilen kişisel verileri işlemektedir.
- Vergi Usul Kanunu kapsamında fatura düzenleyebilmek adına ödeme yapan kişinin adı, soyadı, vergi dairesi ve vergi kimlik numarası gibi bilgileri işlemektedir.
06.11.2025 tarih ve 2025/2120 Karar No’lu Turizm ve Otelcilik Sektöründe Konaklama Hizmeti Alan Kişilerin T.C. Kimlik Belgesi Fotokopisinin Kaydedilmesi Hakkında İlke Kararı’nda özetle;
“1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu ve Kimlik Bildirme Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik uyarınca konaklama yerlerinde misafir olan kişilerden isim, soy isim, T.C. kimlik numarasından oluşan kimlik bilgilerinin kaydedilmesi şeklinde gerçekleşen kişisel veri işleme faaliyeti, “Kanunlarda açıkça öngörülmesi” ve “Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması” şartları çerçevesinde yerine getirilmekte olup, yapılan veri işleme faaliyeti hukuka uygundur. Bununla birlikte, misafirlerin vermiş olduğu bilgilerin teyidi açısından kendilerinden T.C. kimlik belgesinin talep edilmesi de hukuka uygun olduğu gibi, eşyanın tabiatının gereğidir.
Ancak önemle belirtmek gerekir ki, misafirlerden teyit amaçlı talep edilen T.C. kimlik belgesinin fotokopisinin alınması ve kayda geçirilmesi suretiyle gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetinin hukuki bir dayanağı bulunmamakta olup, ayrıca gereğinden fazla veri işlenmesi sonucunu da doğurmaktadır. Bu nedenle misafirlerin T.C. kimlik belgelerinin fotokopisinin çekilerek kayıt altına alınması hukuka aykırı veri işleme faaliyeti niteliğindedir. Ayrıca eski tip nüfus cüzdanlarında kan grubu ve din hanesi gibi hanelerin bulunması nedeni ile bu tip kimliklerin kayıt altına alınması özel nitelikli verilen hukuka aykırı olarak işlenmesini de gündeme getirmektedir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu uyarında faturada bulunması gereken zorunlu birtakım bilgiler mevcut olup, bu bilgilerin misafirlerden talep edilmesi yine, mevzuattan kaynaklandığından Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca hukuka uygun bir veri işleme faaliyetidir.
Kurul tarafından yapılan değerlendirmede;
- Turizm ve otelcilik alanında hizmet veren veri sorumluları tarafından, konaklama yerlerinde misafir edilen kişilerden T.C. kimlik belgesinin fotokopisi alınması uygulamasına son verilmesi,
- İlke kararının yayımlanmasından önce konaklama amacıyla hizmet alan ilgili kişilere ait T.C Kimlik Belgesi fotokopilerini kayıt altına alan veri sorumlularının bu nitelikteki belgeleri Kanun’un 7. maddesine uygun olarak imha etmesi gerektiği
sonucuna varılmıştır.
Belirtilen hususların, Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesini teminen veri sorumluları tarafından alınması gereken idari ve teknik tedbirlerden olduğu ve belirtilen hususlara uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında Kanun’un 18. Maddesi hükümleri çerçevesinde işlem tesis edileceği hususunda kamuoyunun, sektör temsilcilerinin bilgilendirilmesi ve Kanun’un ilgili maddesi uyarınca İlke Kararı alınarak Resmi Gazete’de ve Kurum’un internet sitesinde yayımlanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”
Kanun uyarınca belirtilen kişisel verilerin kayıt altına alınması, kanunlarda açıkça öngörülmesi ve veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirmesi için zorunlu olması nedeni ile hukuka uygundur. Ancak, misafir bilgilerinin, resmi kimlik belgesinden teyit edilmesi kanuni yükümlülük olsa da yürürlükteki mevzuat uyarında kimlik fotokopisi alınması ve saklanmasına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmaması nedeni ile, kimlik fotokopilerinin alınmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Misafirlerin kimlik fotokopilerinin alınmasında herhangi bir hukuki dayanak bulunmadığı gibi halihazırda eski tip nüfus cüzdanı kullanan misafirler yönünden, bu nüfus cüzdanlarında din, kan grubu gibi bilgilere yer verilmesi nedeni ile özel nitelikli verilerin işlenmesi de söz konusu olmaktadır. Bu halde, misafirlerin kimlik fotokopilerinin saklanması Kanun’un 5. Maddesi’ne aykırılık teşkil ettiği gibi, eski tip nüfus cüzdanı kullanan misafirler yönünden ayrıca Kanun’un 6. Maddesi’ne de aykırılık gündeme gelecektir. Bu nedenle, özetlenmiş olan İlke Kararı uyarınca konaklama yerlerinde misafir edilen kişilerden T.C. kimlik belgesinin yalnızca teyit amaçlı talep edilmesi, belgelerin fotokopilerinin alınmaması, İlke Kararı öncesinde sürdürülen uygulama uyarınca alınmış ve kaydedilmiş olan T.C. Kimlik belgesi fotokopilerinin ise Kanun’un 7. maddesine uygun olarak imha edilmesi gerekmektedir.
İlke Kararı’na aykırı faaliyetlerde bulunulması, veri sorumlusu aleyhine Kanun’un 18. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasına sebebiyet verebileceğinden konaklama yeri misafirlerinden T.C. Kimlik belgesi talep edilerek belgenin fotokopisinin kayıt altına alınması uygulamasına son verilmesini ve mevcut kayıtların ise imha edilmesini tavsiye ederiz.
Saygılarımızla,
DKND Hukuk Bürosu